Osmanlı Devleti zamanında Arapça, Farsça, Türkçe kelimelerin birbirine karıştığı Osmanlıca isimli yazı dilinde, oğlan anlamına gelen "Ulan" kelimesinin zamanla "Lan" kelimesine dönüşmesiyle oluşmuş olabilir bu kelime.
Kelimenin etimolojik kökenine giden araştırmalar olmuşsa da bir sonuç edinilememiştir. Bu kelimenin Fransızca kökenli olduğu ve eşek anlamına geldiği düşünülmektedir. Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerinde Fransızca konuşmak moda haline gelmişti. Daha sonra Birinci Dünya Savaşı sırasında güney illerini işgal eden Fransız ordusu, bu bölgede uzun süre kaldı. Özellikle Hatay’da 1939 referandumuna kadar Fransızlarla Hatay halkı iç içe yaşamıştı. Bu dönemde Fransızların sık sık kullandığı "L’ane" (Lan diye okunur) yani eşek kelimesi Türkler ve Araplar arasında da kullanılmaya başlanmıştı. Aynı zamanda "L’ane", budala, aptal, bilgisiz anlamına gelir. Dikkat ederseniz bu kelime en çok güney illerimizde kullanılır. Adana’da kavga esnasında ağızdan çıkan ilk kelime ‘Lan’dır.
Nişanyan, bu kelimenin, Türkçe oğlan kelimesiyle bir ilgisi olduğu kanısındaymış. 1950'lerden önce hiçbir kaynakta yer almaması, bu kelimenin etimolojisi hakkında kesin sonuçlara varmamızı engellemektedir.
Bence ulan kelimesiyle, oğlan kelimesi birbirine çok benziyor. Lan kelimesinin tarihsel gelişimi ve şekillenişi şu şekilde olabilir: oğlan>uğlan veya ûlan>ulan>lan. Türkçenin bazı ağızlarında baştaki o,ö harfi zamanla u,ü'ye dönüşebiliyor. Mesela, ölke>ülke. Balkanlardaki Türkler hâlâ oğlan yerine uğlan demektedir.
"Lan" Kelimesinin Etimolojisi
Yazan
karazade
22 Ağustos 2008 Cuma
Kategoriler Fransizcadan Gecen Kelimeler , Has Turkce Kelimeler
50 yorum:
''Lan''kelimesinin etimolojisine bakarsak rahat rahat kullanmamızda bir sakınca yok gibi sanki.
Ama bu kelime bana da hep argo gelmiştir Karazade.Çok haklısın.
''Lan''kelimesi toplum içinde çok kullanılıyor.Hatta moda.O kullananlar buradaki açıklamayı okuduklarında içi rahatlamasın bir de?
Bu kelimeyi kibarlaştırıp ''len'' diyenlere ne demeli? :DD Hatta ''nan'' ya da ''nen''şekline sokanlar var.
Sahi dilimizi ne çok oynar oldular bu aralar..
Bu güzel araştırman için teşekkürler Karazade : )
yazıya bak, yoruma bak, çok feci. dil ve onu kullananlar hakkındaki yorumlarınız çok cahilce.
Yorumun için teşekkürler Kasımpatı;) Senin söylediklerine kelimesi kelimesine katılıyorum. Yazı dili ile konuşma dilini karıştıranlar çok fazla ülkemizde.
Merhaba Orhan,
Neden bu şekilde bir yorum yazdın, anlayamadım doğrusu."Yazıya bak, yoruma bak",demişsin. Yazı ve yorumda ne tür hatalar var? Yazarsan sevinirim, aksi takdirde yorumunla ilgilenmeyeceğim. Bizi eleştirme zahmetinde bulunmuşsun, peki sence sen dili doğru ve düzgün kullananlardan mısın? Yazdıklarımızı beğenmemen normal, yarası olan gocunurmuş.
Tutkucuğum,
Bu saygısız selam vermiş mi yoksa direkt terbiyesizlik etmeye mi başlamış,dikkat ettin mi?
Orhan Gereksizi,
Yazı da gayet güzel,yorum da.Onu kullananlar hakkındaki fikirler de son derece doğru.
''Dinime söven müslüman olsa'' diye bir atasözü vardır.Dön de bir bak,yazına ,imlana,anlamsız cümlene,saygısızlığına..Yani asıl kendi cahilliğine..
Deveye ''Neren eğri?'' demişler.''Nerem doğru ki?'' demiş.
İşte tam sana uygun bir atasözü..İlkokulu zar zor bitirenler yazmaz böyle..
Yine mi karıştı burası yaa? :S
karazade,
Sonuç olarak "lan" nereden gelmiş anlamadım.
karazade ve Kasımpatı,
Türkçede "lan"dan daha kaba ne kelimeler var... Hangi dilde bu kadar zengin bir argo var ki? Küfür konusunda da gayet yaratıcıyız, baksanıza elin bir "fuck!" dediğine biz neler neler diyoruz... Bunları küfürlü konuşun diye demiyorum tabii ama bunlar Türkçede vardır ve kullanıp kullanmamak kişilerin tercihidir.
Ben de fransızcadan geldiğini duymuştum bu kelimenin.
Bence ,her ne kadar fazlaca kullansamda, "lan" kaba bir kelime.
Birde, bizler kelimeyi söyleyiş biçimimizle bile farklı anlamlara sokabilen bir milletiz. Öyle tanıdıklarım var ki şu "lan" kelimesini öyle tatlı söylüyorlar ki öpesim geliyor.
Bir de ne yaptığını bilmeyenler hakkında fazla yorumda bulunmasak iyi olur kanımca.. Bu kişiler bir daha girmezler bile yorumuna yapılan yorumu okumak için..
(PİYALE)
Selamlar,
Bir ara "ulan" sözcüğünün (Moğolistan'ın başkenti olan Ulanbatur arasında ilişki kurulduğu için sanırım.) Moğolca olduğunu duymuştum. Tuncer Gülensoy'dan öğrendim ki bu "ulan" bizim kaba "ulan"dan tamamen farklı. Ulanbatur'un "ulan"ı kırmızı anlamında Moğolca bir sıfat. "Ulan" ya da "lan" Moğolca değil yani. Tuncer Gülensoy "lan"ın Türkçe olduğundan emin. "Oğul" (erkek çocuk) + "an" (çokluk eki) = "oğulan"dan başlatıp "le, lo, lö"ye kadar götürüyor işi.
Yine bu yazıdan öğrendiğimize göre Mahsun Kırmızıgül'ün klibinde geçen "Law law Mahsın!" deyişindeki "law" da Türkçe aynı kökten gelme. Ama bu ikinci "ulan" sözcüğü, köken ve anlam bakımından birincisine göre çok farklı: Türkçede "ula-" fiili "eklemek, uç uca bağlamak; birleştirmek" demek. "-n" eki ise fiile getirilen emir eki. Ulan, "ömrün uzasın, ömrüne ömür eklensin" demek oluyor kısaca.
Daha çok Karadenizde kullanılan bir "ula" daha var bilindiği gibi.
Ula ula Niyazi
Yiyece misun beni
Ya da Fuat Saka'dan dinlediğim,
"ula ula ula ula" diye başlayıp
Armudu budaladım
Dallarını sakladım
Anasının yanında
Kızını kucakladım
şeklinde devam eden türkülerde geçen "ula".
Tabi bir de daha çok annemin, koltukta uyuyan babamı uyandırmak için kullandığı "ula" var: "Ula, herif hadi kalk!"
Fuat Saka'nın "ula"sı nerdendir, bilmiyorum ama Niyazi'li türküde geçen "ula" ile annemin kullandığı "ula" aynı anlamda sanırım. TDK'nin sözlüğünde "ula" sözcüğü şu şekilde açıklanıyor:
1. Ey: "Ulan bizim sokak çocukları ne insan şeyler be!" M.Ş. Esendal.
2. Çok kaba bir biçimde öfke ve nefret anlatır: Uşaktım ulan ne olacak, dediği zaman kimse sesini çıkarmazdı." S.F. Abasıyanık.
Bana göre bu birinci anlam ile verilen örnek arasında bir ilişki kurmak oldukça zor. Bu "ey" sözü tam da annemim "Ula herif kalk!" deyişine denk düşüyor bence. Tuncer Gülensoy'un "oğulan"dan başlatıp aynı kökten geldiğini söylediği "le" de "Le le le Sakine" türküsünde olduğu gibi "ey" anlamında kullanılıyor sanırım. Bana kalırsa Esendal'ın cümlesindeki "ulan" ne "ey" anlamına geliyor ne de öfke ve nefret bildiriyor.
Yine çok konuştum ve daldan dala atladım.
Sonuç olarak teşekkürler Karazade.
Not: TDK'nin sözlüğünde "ula" yok. n'yi unutmuşum, o açıklamalar "ulan" sözcüğüne ait.
Yaptığınız iş gerçekten takdire şayan.
En azından bir çaba var.
Ancak, kelime anlamlarını yada nereden türediklerini bilip, günlük yaşamda kullanımına dair çaba sarfetmeyen/tiremeyen sözlük(çük) olmaktan öteye geçememenizden korktuğum bir blog oldunuz! Eğitim sistemimizdeki bilgi bombardımanına tutulan çoçuklar gibi olmak ve ezberlemek zorunda bırakılmak gibi bi duruma dönüştü sanki bu olay! Bilgi olmadan da uygulamaya geçilemez elbet! Ama bu kadar bilgi bankası olunulmuşken de birazda uygulama kısmına bazı konularla destekte mi verseniz acaba?
Affınıza sığınarak, kötü niyet içermeyen sadece ''daha iyi mi olur acaba'' şeklinde düşünülmüş bir yorum olarak değerlendirilmesini isterim.
Merhaba Piyale,
Anladığım kadarıyla siz, "Ulanbatur" İsimli Moğolistan başkentindeki "Ulan" kelimesinin Moğolca olabileceğini öne sürmüşsünüz. Daha sonraki araştırmalarınızda Moğolcada bir "Ulan" kelimesinin mevcut olduğunu, fakat bizdeki "Ulan" kelimesiyle tamamen farklı anlamlara sahip olduğunu görmüşsünüz.Moğolcadaki "Ulan" kelimesi, kırmızı anlamına sahip. "Batur", Moğolca yiğit demekmiş. İkisini birleştirince Kırmızı yiğit gibi bir sıfat tamlaması oluşuyor. Yiğitlerine neden kırmızı demişler, acaba onlar için sembolik bir anlamı mı var, ben bunu anlayamadım. Ulanbatur'daki "ulan" kelimesinin, Türkçe oğlan olduğunu varsayarsak, yiğit kelimesiyle daha uyumlu olduğunu göreceğiz: "Yiğit oğlan"
Bir oğlandan türeyen ulan var, bir de adata dua niteliğinde, "ula"dan türeyen ulan var. Kavga esnasında, hakaret niyetine kullandığımız ulan, oğlandan türeyen ulan ya da fransızca eşek anlamını taşıyan "L'ane" mi? Lan kelimesinin "L'ane" den geldiğini inandırıcı buluyor musunuz?
Şu ana kadar üç tane "ulan"ın varlığından bahsettik. Bu "ulan"lar nasıl oldu da "ey" anlamı kazandı, bilmediğimiz "ulan" lar mı var?:)
la, le, lo için bir şey söyleyemeyeceğim.
Yorum için çok teşekkür ederim,yazıda yer vermediğim bir takım görüş ve düşüncelerden bahsetmişsin.Yorumundaki bazı açıklamaları ve örnekleri yazıya aktarmamda bir sakınca olmaz sanırım?
sorununuz nedir söyleyim o zaman size:
dil üzerinde hasbelkader fikri olanlar ahkam kesmezler o yanlış bu doğru diye. işin özü tespit yapmaktır, fetva vermek değil. (kimse gülmesin diye prescriptive'i değil decriptive'i tercih eder ecnebiler, doğrusu da budur zaten).
merak ediyorum, sizce türk dili altay dağlarının eteklerinde yapılan bir kurultay sonuç bildirgesi ile mi halka armağan edildi. eğer öyleyse siz de mi oradaydınız da milletin neyi yanlış kullandığı hakkında atıp tutabiliyorsunuz. ayrıca yazılı dilin doğası gereği her zaman konuşma dilinin gerisinde kalacağını ne zaman anlayacaksınız? yazı dilini faşist bir tavırla bir nebze baskı altına alabilseniz de konuşma dili her zaman kendine bir yol açar (yeraltı dili argo'nun varoluş sebebi budur). buna da kimsenin yanlış, hatalı demeye hakkı yoktur.
eleştirime ad hominem'le cevap vermeye yeltendiğinizi sezinliyorum. lakin benim dili doğru(!) kullandığım yönünde bir iddiam yok ki. tek endişem olabilir o da benim anlayıp anlamamadığınızdır. kızgınlığınızdan beni gayet iyi anladığınızı görebiliyorum. eğer birbirimizin yanlışları üzerinden salahiyet dersi verilecekse öncelikle bu blogun varolmaması gerekirdi.
dil bir denizdir ve siz de onun içinde yüzen bir balıktan başka bir şey değilsiniz. böyle tepeden inme eleştirilerinizle varın tasvir edin kendinizi halinizi (bence çok trajikomik). aklıma gelmişken "trajik başarı: türk dil reformu"nu okuyun tavsiye ederim.
size bu kadar vakit ayırıp yorum yazma zahmetinde bulunmazdım ya, kendime saygım var. yoksa bu yazdıklarımın sizde herhangi bir değişiklik yaratacağına inancım çok zayıf. ne haliniz varsa görün.
Haklısın Kabakmeltemi, kulllanıp kullanmamak tercih meselesi, ben bu kelimeyi kaba bulduğumdan dolayı kullanmamayı tercih ediyorum. Kullananlara da bir şey dediğim yok zaten. Yorumun için teşekkürler.
Merhaba Kalemkeş,
Bana bu kelimenin anlamının eşek olduğunu bir arkadaşım söylemişti, kökeninin ne olduğu hakkında bir bilgim yoktu. Nişanyan'ın etimolojik sözlüğünde kelimenin anlamı oğlan olarak yazılmıştı, baya şaşırdım, çünkü erkeklerin günlük hayatta mütemadiyen kullandığı, daha çok kavgalarda hakaret mahiyetinde söylediği bu argo kelimenin anlamını oğlan olarak beklemiyordum.Bu kelimeyle ilgili Kesin, tutarlı bir sonuca varılamamış...Yorumun için teşekkürler.
Bu lan kelimesi yüzünden az kalsın dayak yiyordum. Meğer hikayesi bile varmış.
Kime lan dedin merak ettim?:)
Bu yazimiza da bircok yorum gelmis. Ben herkese ayri ayri tesekkur ediyorum.
Orhan Bey size de cok tesekkur ederim, blogumuzu begenmediniz galiba. Herkes begenecek diye bir sey yok. Biz guzel bir sey yaptigimiza inaniyoruz.
Sevgili Merkez Burasi ne demek istediginizi tam anlayamadim acaba biraz daha acabilir misin?
karazade,
Bunu "lan"ın Türkçeden çıkmasını istemenle ilgili olarak da söylemiştim. Türkçede vardır, var olacaktır. Çıkması gibi bir şey olamaz ki.
"Je Ta'ime" konusu var bir de takıldığım... Fransızların "je ta'ime"i Türkçeye sokma durumu yok, Türkçede yok yani "je ta'ime". Dünyada "seni seviyorum"un farklı dillerdeki söyleniş biçimlerinden biri... Hani vardır ya, İngilizcesi şu, Almancası şu, Japoncası şu gibi "seni seviyorum" hâlleri. Bu da Fransızcasından başka bir şey değil.
Fransızların yaptığı birçok şeyi sevmemekle birlikte "lan"ı bize vererek terbiyemizi bozmalarının :) mümkün olmadığı ve bu bakış açısının doğru olmadığı fikrindeyim.
Sevgili Kabakmeltemi,
Beni yanlış anladınız sanırım ,Türkçeden çıkmasını istemiyorum, bazı Türkçe kelimeler vardır ki, kullanılmadığı takdirde unutulur. Bu kelime eğer Türkler tarafından kullanılmazsa unutulur demek istedim. Bu kelime unutulursa, bunun yerini bir başka argo kelimenin alabileceğini de ekledim;)
Sanırım kastetmek istediklerimi doğru cümlelerle yansıtamadım yazıya.
"jeta'ime" kelimesiyle ilgili "Fransızlar işgal ettikleri ülke halklarına sadece ‘Je T’aime’ i öğretmemişlerdir." demişim. Bu ibarede, Fransızların "je ta'ime"i Türkçeye sokma durumu gibi bir şey söz konusu değil,yanlış okudunuz sanırım.
Merkez Burası, yorumunu defalarca okudum, ne demek istediği bir türlü anlayamadım. Acaba bende mi sorun var diye düşünmeye başlamışken, Recep Hilmi'nin yorumu Hızır gibi yetişti. Ben de eleştirindeki üslubu takdire şayan buldum.Teşekkürler...
"Bu yazdıklarımın sizde herhangi bir değişiklik yaratacağına inancım çok zayıf."
"size bu kadar vakit ayırıp yorum yazma zahmetinde bulunmazdım ya"
Lütfen bir daha yazılarımı okuyup bana yorum yazmayın, benim de sizin anlamsız eletirilerinize cevap verecek zamanım yok. Sizin gibi düşüncesiz, ne yaptığı bilmeyen, egosunu tatmin edememiş, megoloman insanlar yüzünden bu ülke bir çok dilcisini kaybetti. Ben sizin söylediklerinizi kaale almayarak, bu ülkeye iyi bir dilci kazandırmayı gaye edinenlerdenim.
Sevgili Karazade,
"Yani Fransızlar işgal ettikleri ülke halklarına sadece ‘Je T’aime’ i öğretmemişlerdir. ‘Lan’ı ve ‘Lan’lığı da taşımışlardır." demişsin.
Peki, dilimize "je t'aime"i soktuklarını söylememişsin ama öğrettiklerini söylemişsin. Ben de diyorum ki: Bunu onlar öğretmedi. Tüm dünyada birçok dilde bilinen "seni seviyorum"un Fransızcası. "Lan" ise dilimize girmiş bir kelime. O yüzden bunları kıyaslamak yanlış geldi bana.
Cümlenin devamı olan: "‘Lan’ı ve ‘Lan’lığı da taşımışlardır." ifadesi dile doğru bir bakış değil bence.
Dilden çıkmasıyla ilgili yazdıklarım da senin lafınla ilgiliydi. Silmişsin ama o zaman o yazıyordu ve ben de öyle anladım doğal olarak. Dediğin gibi, düşüncelerini ifade edemedin belki.
Bana kızmıyorsun değil mi? Bunlar benim düşüncelerim ve samimiyetimi bildiğini umuyorum.
Tamam, sizin demek istediğini anladım, düzeltme yaparım yazıda;) Size kızmıyorum tabii ki, samimiyetinize sonuna kadar inanıyorum.;)
Sevgiler, saygılar...
Selamlar,
Orhan'ın -üslubunu bir kenara bırakıp-yorumundan yola çıkarak biraz özeleştiri yapmak gerekiyor sanırım. Özet olarak küçük çocuklara nasihat eder gibi "Offf, offf! Şu dili doğru kullanın doğru!" dercesine yorum yapmaktan kaçınılması gerektiğinden söz ediyor. Bir bakıma da haklı. Sanırım kimse amacını "dilin doğru kullanımını yaygınlaştırmak" diye özetleyemez. Dilin doğru kullanımı tek değil çünkü. Amaç sadece tespit yapmak olmalı. Yanlış diye kestirip atmadan, tipik sorunlara dikkat çekerek dil bilincinin yükselmesine çalışmak olmalı. (Sitede bu tonda yazılar yazan var, demek değil niyetim. Sadece Orhan'ın yorumuna dikkat çekmek istiyorum.)
Ne diyordu Necmiye Alpay: "Türkçenin kuralları konusunda görüş birliği bulunmadığı gibi, bazı konularda neredeyse dilci, hatta yazar sayısı kadar doğru var."
Saygılar...
Yine isim yazmayı unuttum, son yorum Piyale'ye ait.
karazade, teşekkür ederim anlayışına...
Orhan'ın dil konusundaki düşünceleri yanlış şeyler değil. Biraz sinirli galiba, kızarak söylemiş. Olaya bu kadar sert girmeseydi ortam daha iyi olabilirdi. Verilen cevaplar da sert olmuş, muhabbet iyice kopmuş.
Yorumun için teşekürler Piyale,
gerektiğinde özeleştiri yapmaktan kaçınmam tabii. Orhan'ın eti ne budu ne ki, bana cahil diyebiliyor. Bunun muhakemesini yapıyorum, yorum geldiğinden beri. O, üslubuna dikkat etmeli,üslubundan dolayı yorumunu okumaya değer bulmadım bile.
Orhan'ın haklı olduğu noktalar vardır,bu inkar edilemez. Amacım ahkam kesmek falan değildi, olayı çarpıttığına inanıyorum, maksat kötü eleştirip, yerin dibine sokmak değil mi? Amacının ne olduğu bariz ortada, bu beni çok sinirlendirdi. İyi veya kötü eleştirilere açığım, yeterki kaliteli bir üslup takınılsın. Aksi takdirde yorumları ne okurum ne de cevaplandırırım.
saygılar...
karazade,
Biz burada neler gördük...
Yorumda kullandığım bir virgüle bile birilerinin "aaa işte bak yanlış! yaaanlııış yaaanlııış!" gibi salakça ve çocukça verdiği tepki ve bunun yanında yapılan adilik, haksızlık, kabalık ve ahmaklıktan tut da... Off neyse yaa...
Orhan'ın amacı kötü eleştiri yapmak gibi gelmedi bana, bazılarında hissettiğim kötü niyeti de hissetmedim. Tamam, daha önce de dediğim gibi sakin olsaymış daha iyi olurmuş ama ne diyebilirim böyle olmuş işte. Bilemiyorum, tanımıyorum da ama verdiği bu tepkinin öncesi de vardır belki...
Dediği gibi sadece tespit yapabiliriz. Amaç araştırmak, aktarmak... Konu başka yerlere gitmemeli.
Orhan daha sakin olsa, sen de Orhan'a karşı daha hoşgörülü olsan olmaz mı? Bazı beş para etmezlere bile gösterdiğin saygıdan, hoşgörüden Orhan'a da gösterebilirsin herhalde.
"Yazıya bak, yoruma bak, çok feci. Dil ve onu kullananlar hakkındaki yorumlarınız çok cahilce."
Eleştiri mi, aşağılama mı?
Emin ol bu yorum sana gelseydi, benden daha kötü tepki gösterirdin.;)
Neyse, uğraşamayacağım ya, Orhan'ın aşağılayıcı yorumlarını dikkate alacak vaktim yok, bu yorumların bana faydası yok, tam tersine beni meşgul edip, edebiyattan ve dilden soğutuyor.
karazade,
Bana gelen yorumları ve bir de Orhan'ın yorumunu oku istersen. Emin ol bana çok daha kötüleri geldi. :P Sen bile anlamamışsın, ne yazık.
Peki, ben de sıkıldım çok. Uğraşmama değmiyor. En kötüsü de anlaşılamamak. Ben burada birileri gibi egomun derdinde değilim. Bunu herkes anlamayabilir ama senin bile anlamaman hayra alamet değil. :(
Beni kimse dilden, edebiyattan soğutamaz ama buradan soğutmayı başardınız. Bravo!
Ve evet ne haliniz varsa görün.
Tebrik ederim sizi çocuklar..Sonunda o birileri amacına ulaşmış.
Lütfen ama..Moralinizi bozup birbirinizi kırmayın böyle..
Bence tek sorun istenmeyen yorumların silinememesi..Siz yoksanız ben de yokum ama :(
Hadi çabuk gelin buraya..İmzanız olan bu güzelliğe sahip çıkın! Sinirleriniz bozulmuş sadece.Hadi gençler.. : )
Ziyaretçilerinizin suçu ne? :(
"Yazıya bak, yoruma bak, çok feci. Dil ve onu kullananlar hakkındaki yorumlarınız çok cahilce."
Eleştiri mi, aşağılama mı?
Emin ol bu yorum sana gelseydi, benden daha kötü tepki gösterirdin.;)
Neyse, uğraşamayacağım ya, Orhan'ın aşağılayıcı yorumlarını dikkate alacak vaktim yok, bu yorumların bana faydası yok, tam tersine beni meşgul edip, edebiyattan ve dilden soğutuyor."
Bu yazıda seni incitecek ne söyledim ki, eğer kırdıysam seni özür dilerim Kabakmeltemi!
Ahh lan! Ne "lan"mış!
İnsanoğlu yılanmış
Dünya zaten yalanmış
Kabakmeltemi şaşmış
Kabakmeltemi der ki
Dese de kim dinler ki
Anlarlar bir gün belki
Biraz zor gibi sanki
Ey insanoğlu sözüm sana
Aklını başına alsana
Hıyar çok var etrafta
Bir cacık da sen olma hayatta
Aslında tam yorum yapacakken
Bu şiir de nereden çıktı sahiden
Yine de çok eğlendim sallarken
Komik oldu lan harbiden
:) İş tatlıya bağlandı sanırım...
Dile karşı bir yeteneğimin olmadığının farkındaydım eleştirisel geliştirme yorumumun da anlaşılmamasınıda pek şaşırmadım. Anlaşılmaz bir yorum yazmışım sanırım kusura bakmayın.
Kısaca şunu söyleyeyim, kelimelerin kökenini araştıran bir insan için güzel bir veri bankası sitesi olduğunuz aşikar. Çok mu abzürt olur bilemiyorum ama konularınıza ilgi duyabilecekler için örneğin, ;
kitap, dergi, ansiklopedi, film, belgesel,... önerilerde bulunabilirsiniz.
Veya bir e-dergi, e-kitap, yada normallerini.... çıkarabilirsiniz.
Veya insanların bu kelimelerle olan alakasını ölçebilecek yada sitenizi düzenli ziyaret edenlerin neler anladığını görmeye yarıyabilecek bir test (mesela,kelimeye göre altında kökenle alakalı bir soru olabilir) hazırlayabilirsiniz. Ki böylece hem onları test etmiş olursunuz hemde ne kadar ne öğretebilmişiz onu görebilirsiniz. Yada boşluk doldurmalı bir metine uyabilecek kelimelerden birinin seçilmesini istenebilir.
Bu yada benzeri uygulamalar ile verilen bilgiler insanlar sadece ögrenmiş olmaz aynı zamanda gündelik hayatlarında da belki uygulamaya geçebilir diye düşünmüştüm sadece.
Soylenisi ve kullanilisi bakimindan sanki Fransizca`daki esekten gelmis gibi geliyor bana, nacizane...
Sevgili Merkes Burası,
Sizi daha iyi anladım son yorumunuzda, söyledikleriniz çok güzel ve siteye verimlilik katabilecek, faydalı olabilecek öneriler... Önerilerinizi ben ve yazar arkadaşlarım dikkate alacaktır;) Fakat bu söyledikleriniz sitenin formatına uyar mı , bunu bilemem. Bu yüzden sitenin baş yazarı ve sahibi Recep ile konuşmalıyım.
Teşekkürler...
Merhaba Açelya,
Yazıda da belirttiğim üzere, bu kelimenin kökeninin ne olduğu konusunda kesin bir bilgiye sahip değiliz, ama bende de bu kelime, anlamı bakımından Fransızcadan geliyormuş hissini yaratıyor.
Saygılar, sevgiler...
Merhabalar,
"Ulan" kelimesinden bagimsiz bir sorum olacak.
"Bizim Türkler, mizacından mıdır bilemiyorum, fakat agrasif bir yapıya sahip." cumlesinde kullanilan "agrasif" kelimesi, aslinda "asabi" ya da "saldirgan" anlamindaki "agresif" seklinde yazilmamali miydi?
Tesekkurler
Sevgili Merkez Burası, dediklerin çok güzel şeyler ama bir blogta bunları yapabileceğimizi sanmıyorum...
Merhaba isimsiz, haklısın agrasif değil, agresif. Gözümden kaçmış, düzelteceğim...
Teşekkürler...
Neler oluyor burada ya? Yazarımızın Türk düşmanlığı yaptığını iddia etmek bu kadar kolay mı? Bloguna girip bak da neler yazıyor bir oku!
Diğer İsimsiz kardeşim de sanki aynı kişiymiş gibi geldi bana...
Recep izin verirsen bu yorumları kaldırıyorum. Bunlarla uğraşacak takatim kalmadı. Asıl saygısız kim apaçık ortada...
Dünkü yorumumu neden onaylamadınız ? Eleştirilmekten bu kadar gocunmayın arkadaşlar.
Konuşma adabı diye bir şey vardır Sayın İsimsiz, bilir misiniz? -Pek zannetmiyorum, biliyorsanız da uygulayıp uygulamadığınız muammada- Kahve altı ağzıyla eleştiremezsiniz beni! İlkokul düzeyindeki küstahça eletirilerinizi kendinize saklayın...Adab-ı muaşeref dahilindeki eleştirleriniz varsa da buyrun.
Ha ayrıca şunu da belirtmek istiyorum: Yazının bir kısmını silmek istedim. Bunun sizin eleştiri dediğiniz yorumlarla hiçbir ilgisi yok. Sizin dedikleriniz umrumda değil İsimsiz! Sadece bu söylediklerim insanlar tarafından yanlış anlaşılır ve bazı elit tabakadan dediğimiz; seçilmiş, entelektüel yazar ve okurlarımız benim hakkımda yanlış izlenimlere kapılabilirler.
Ben Türk milletinin bir kısmını eleştirdiğim için vatan haini olmam Sayın İsimsiz! Ben bu ülke ve bu ülkenin güzel insanları için çalışıp çabalıyorum, ileride sizin çocuklarınızın öğretmeni olacağım, bana çocuklarınızı emanet edeceksiniz. Bunun bilincimdeyim ki, faydalı olmak adına okuyup yazıyorum .
Sizi tanımıyorum, fakat 2 yorumunuza da çok içerledim. Bana saygıdan bahsediyorsunuz ya, sevgi nerede? Siz çocuğunuza, karınıza, annenize, bu sildiğim yorumlarınızdaki üslubunuzu takınarak hitap ediyorsanız, agresif, sinirli bir toplum oluşumuz altında yatan sebepleri çözmek için sosyolog olmaya çok da gerek yok açıkçası...
dil tarihi hakkinda yaptiginiz arastirmalardan dolayi tesekkur ederim kürtlerin kurdistan cografyasinda arastirma yaparsaniz kürt tarihini türk kardeslerimizin de bilgi edinmelerine kürtlerin varligini onlarinda kabullenmelerine yardimci olabilirseniz cok sevinirim
Biz tarih, coğrafya araştırması yapmıyoruz Sayın Kürt.com, sadece kelimelerin nereden geldiğini yazıyoruz. Mesela "Kürt" kelimesinin nereden geldiğini biliyorsanız gönderin bize yazalım buraya...
sayın karazade yukarıda yazmış olduğunuz ulaanbaataar'ın anlamı doğrudur,neden ulan-yani kızıl olduğuna gelince;çünkü Moğolistan'ın adı geçen başkenti sovyetler zamanında kurulmuştur,komünizmin rengi kızıl olduğundan o isim verilmiştir.Ulaanbaatar-Kızıl Bahadır(batır,batur).kürt.com a gelince;tarih yapmak milletlerin işidir,millet olamamışların tarihi de yoktur.Şimdiki gibi geçen yüzyıllarda da kürt halkı başka milletlerin sırtında yük olmuştur.Eğer bir tarihiniz varsa acaba o tarih sayfalarına ne yazacaksınız çok merak ediyorum.Soyunuzu medlere kadar götürecekseniz de bu işe hiç kalkışmayın çünkü adama gülerler.Sizlerin kısa bir profili:farsilerin gelişmemiş bir kolu,ancak bu kadarı sizi karşılıyor.
ULAN BATUR HAKKINDA..
UL :Mogolça kırmızı
AL :Bütün türk dünyasında kırmızı(hiç kırmızı bayrak dendiğini duydunuzmu hep albayrak deriz.)
Moğolcada ul türkçede al U ile A yer değiştirmiş.Anlam aynı..(moğolcayı farklı bir dil olarak görmek öztürkçeyi iyi bilmeyen cahillerin iddası.)
ULAN :Burada anlam farklı U yu A yaptığımızda alan oluyor..
ALAN :Geniş arazi,meydan.düzlük.Buradan kırmızı anlamını çıkarmak doğru değil..
BATU-R :Yigit,kahraman,en güvenilir asker.Biz baturalp'i dede korkut'ta.Oğuzhan destanından tanıyoruz..
Şimdi kelimeyi tek başına çözümlemek yetmiyor.bunun yanında tarih,gelenek,görenek,yaşam biçiminide bilmemiz gerekiyor.(ders verir gibi oldu)buradan çıkardığım sonuç..
ULAN-BATUR :Yiğitlerin toplantıdığı alan.Bizdeki karşılığı er meydanı.Anadoludaki tabirle 'yiğitlerin harman olduğu yer'.
Mogolistanda at kültürü çok önemlidir..yılda bir sefer bütün at sahipleri ülkenin dört bir yanından gelir ..At yarışı ve at ile yapılan oyunlara katılırlar..En yetenekli baturalp,en iyi atlar seçilir..
SORU :BU TOPLANILAN YERE NE DENİR.
TEMURBÖKE
ULAN :B
Sayın Köktürk, bilgilendirme için teşekkürler. Bu isim Sovyetler zamanında koyulduysa size katılıyorum.
Sayın Temurböke,
Siz bir etimolojik sözlük oluştursanız baya tutar. Sizde potansiyel var:) Etimolojide kesin bir yargıya varmamız ne yazık ki mümkün değil. Ben sizin söylediğiniz u-a değişimini anlamadım. Bir örnekle açıklarsanız mutlu edersiniz bu küçük kardeşinizi;)Ulan kelimesinin alan kelimesiyle bir ilgisi olduğunu zannetmiyorum.
SAYIN KARAZADE
ALAN :Mogol arkadaşımdan teyit aldım.Kendisi türkiyede okudu.(adı jadumba sevdiğim bir arkadaşım.)
KATUN :Hatun olmaz.Kadın olur.
KANI :Hani olmaz. Haninin karşılığı kay dır(ka yere=nereye)ğibi
KALI : Halı araştıracagım.Şu an bir şey diyemiyeceğim..
ETİMOLOJİK SÖZLÜK'E GELİNCE.
Ben bunu iki tane genç arkadaşımdan bekliyorum
birinin adı karazade diyeri Recep hilmi Tufan.Benim yaşım ikinizin toplam yaşından fazla benim için geç.Siz bu işe gönül vermişsiniz,gençsiniz eğitimini alıyorsunuz önünüz açık.Böyle bir çalişmanın içinde öztürkçe konusunda size her zaman yardımcı olurum..bildiklerimi esirgemem saklamam.Paylaşırız .(demirbars@hotmail.com) adresim.Saygılarımla
TEMURBÖKE
Teşekkürler Temurböke,
Biz de yolun başındayız. Daha çok çalışmamız, araştırmamız, veri toplamamız, en önemlisi üstünde düşünmemiz gerek. Siz bunu başarabiliyorsunuz. Kelimeler arasında bir köprü oluşturabilmişsiniz ne güzel! Bize msn adresinizi verdiniz, bu jestinizden dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum. Kalı>halı sözcüğünü Yrd.Doç.Dr Sibel Bayraktar hocamız bize söylemişti, ben onun yalancısıyım:)
SAYIN KARAZADE
KALI : HALI
Kafama takıldı.biraz araştırdım.çıkardığım sonuç şu.
Temir :Demir
At :Ad
Bu örneklerde kesin yer deyişim var .kalı,halı'da aşamalı yer deyişim var.
KAĞAN,KHAN,HAN, Bu örnekte bize han kalmış ama kaan olarakta kullanıyoruz..
Halı kelimesinin kökenine baktım..Aslı kalı doğru kalıdan, halıya dönmüş.
Kazak ,Kırgız kalı Azeride khalı(burada gırlaktan çıkan bir ses var.khalı yazısı çıkan ses tam karşılığı değil)bizde halı aşamalı bir dönüşüm var..Anadoluda kığ seslerini terk etmişiz.gırtlaktan geldiği için.Kolay sesleri terçih ediyoruz..(Torosların yörük yaylasında uzaktan sesleniyor'kığalıyı getir'çocuğun kulagında kalan son ses 'halı'azaride'de bizdede G den H dönüşüm var.
Neden halı(kalı) demişler..ilk üretilen malzemenin keçe (orta asyada kiyiz)olduğunu düşünüyorum.İkinci malzeme kilim(bütün lehçelerde kilim).Halı bu malzemelerden gelişmiş daha fazla emek var.onun için en son üretildiğini var sayıyorum..Halı bu iki malzemeye baktığımızda daha kalın onun içinmi? kalı. yada çok emek veriyoruz kalıcı bir malzeme onun içinmi? kalı.Buna sen karar ver.Ben veremedim(şimdi onuda araştırsam çok zamanımı alacak)TEMURBÖKE
Yorum Gönder
Eğer blogunuz/siteniz yoksa aşağıdaki listeden Adı/Url kısmını seçerek sadece adınızı yazarak yorum bırakabilirsiniz.
Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...