ÖSS Sınavı (!)

Herkesçe mâlum şu sıralar ÖSS devam etmekte. Belki de ben bu yazıyı bitirene kadar sınav da bitecek. Sınava giren bütün arkadaşlar, umarım gayretlerinin karşılığını alırlar.

Günlerden beri ben de bugünü bekliyordum. Niye mi? Çünkü biliyordum ki basında bir sürü yazım hataları yapılacaktı. Zira yapıldı da. Neydi bu hata peki? Buyurun:



Neymiş? "ÖSS Sınavıymış." Kısaltmayı açacak olursak "Öğrenci Seçme Sınavı Sınavı." İnternethaber.com' a yakışmadı. Tamam hızlı bir şekilde haberi yayına sokmaları gerekiyor ama "sınav" kelimesini fazladan yazmasalar daha hızlı olmazlar mı? Ayrıca bunun hızla alâkası yok, bilmemekle alâkası var bence.

Aslında biliyorlar galiba yanlış olduğunu. Neden diyorsanız arkadaşlar "YDS Sınavı" yazmamışlar. Tebrik etmek lâzım. Ama maalesef iki yanlış bir doğruyu götürüyor bizim Türkçe sınavımızda. O yüzden geçemedi bu sınavı İnternethaber.com.

22 yorum:

MaFiAMaX 15 Haziran 2008 Pazar 19:35  

4 yanlış bir doğruyu götürüyor, bu da senin yanlışın :)) Hızlıca yazmaktandır :))

Recep Hilmi Tufan 15 Haziran 2008 Pazar 22:20  

İyi de Mafiamax ben orada ne demişim iyi oku bakalım. "Bizim Türkçe sınavımız." Bilmem anlatabildim mi?

MaFiAMaX 15 Haziran 2008 Pazar 23:55  

Anladım :)) ÖSS sınavı konu olunca ÖSS'deki Türkçe sınavından bahsediyorsun sandım.

avare 16 Haziran 2008 Pazartesi 01:30  

Ha gayret... Biraz daha uğraşırsan yanlışlar doğruların önüne geçecektir. (mafiamax'ın son yorumuna ve bu yazının başlığına bakınız.)

Recep Hilmi Tufan 16 Haziran 2008 Pazartesi 06:53  

Yanlışları kimseye söylemeyerek, yanlışlar daha da artacaktır bence. Sizin savunduğunuz görüşe göre atıyorum çocuğunuz 10 yaşında sigaraya başlayacak ve siz hiçbir şey demeyeceksiniz. Mantıklı mı sizce bu?

Bu arada başlığı ben bilerek öyle yazdım. Mafiamax sen niye yanlış yazdın bakayım?

MaFiAMaX 16 Haziran 2008 Pazartesi 10:39  

Elimizde hiç doğru kalmasın diye ;)

avare 16 Haziran 2008 Pazartesi 12:02  

@Recep Hilmi;
Verdiğiniz misale göre gidersek, evet, mantıklı. Tam da dediğiniz gibi yapılmalı. O mereti içenler bunu daha iyi bilir. Her yere "Sigara içmek yasaktır, sigara adama bilmem ne yapar" yazmakla, sigaranın reklamını yapmak arasında hiç fark yoktur. Reklamın iyisi kötüsü olmaz.
Sizin amacınız bağcıyı dövmek ise böyle devam edin. Yok biz üzüm yemek istiyoruz diyorsanız, güzelliklerden, Türkçenin şiirselliğininden, atasözlerimizden, mecazlardan, soyutlamalardan bahsedin. Yanlışların reklamını yapıyorsunuz. Bir adam kırk gün deli dersen deli olur derler ya. Yanlışlar üzerinde durdukça yanlışa düşüyorsunuz, sadece siz değil yorumcular da. Son yazdığım cümleyi okudum da... Galiba biz de o tarafa doğru geçiyoruz. Eee, ne demişler, körle yatan... kır atın yanında yatan....

Selametle

Recep Hilmi Tufan 16 Haziran 2008 Pazartesi 12:34  

Neyse uzatmaya gerek yok. Bu konuda hemfikir değiliz...

blogra 16 Haziran 2008 Pazartesi 14:50  

Yanlışları söylemezsek, neyin yanlış olduğunu bilemezler. Çünkü ister istemez yaptıkları yanlışlar, onların kendi doğrularını oluşturuyor. Mesela "Dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye sürekli bunun üzerine düşersek, "ÖSS Sınavı" gibi, 'mi' soru edatını soru eki sanarak birleşik yazmak gibi yanlışlar görmezden gelinir.

Recep Hilmi Tufan 16 Haziran 2008 Pazartesi 15:21  

Sen de benimle aynı görüştesin Blogra.

Bu arada son cümleni tekrar gözden geçirir misin?

HErgun-Since-1983 16 Haziran 2008 Pazartesi 19:58  

Hiçbir zaman iki yanlış bir doğru etmez, doğrulardan şaşmayalım.

Asortik Krep 16 Haziran 2008 Pazartesi 22:02  

Sizi ziyarete ben gelmiştim..Türkçeyi güzel kullanmayı seven blogları seviyorum :)
Ayrıca size link verdim..

cinar 17 Haziran 2008 Salı 12:08  

:) Biz de bu haftasonu aynı konudan bahsetmiştik :) Kısaltmalardan sonra bu yanlış sıkça yapılıyor maalesef.

Recep Hilmi Tufan 17 Haziran 2008 Salı 13:25  

Maalesef Çınar maalesef...

Cananhanım 17 Haziran 2008 Salı 13:49  

O yanlış da muhakkak yapılır, şaşmaz.

karazade 17 Haziran 2008 Salı 18:11  

İstem dışı yapılıyor herhalde bu hata,ne dersin?

Recep Hilmi Tufan 17 Haziran 2008 Salı 19:48  

Evet ama öğrenilmeli...

Deli Profesör 19 Haziran 2008 Perşembe 11:31  

İki üç tane kekonun eline klavye veriyorlar, "Alın site yapın." diyorlar. Olacağı budur.

Recep Hilmi Tufan 19 Haziran 2008 Perşembe 14:06  

Bize mi dedin Prof. 2-3 keko diye?

Küçük Profesör 27 Haziran 2008 Cuma 16:01  

Merhaba. Ben sitenizi gerçekten her gün güncellenip, güncellenmediğine bakmak için giriyorum. Çok güzel bilgiler veriyorsunuz. Sizin sayenizde bilgilerime bilgi kattım. Anneme hep "neden patatesin adı patates?" "neden kaleme kalem diyoruz?" gibi kafa karıştırıcı sorular sorardım. Sizin sayenizde bunları öğrendim. Neyse, ben lafı uzatmayayım da size sorumu sorayım. Benim adım Dilan Nur. Nur'un anlamını biliyorum. Kutsal ışık demek. Ama Dilan'ın ne demek olduğunu bilmiyorum. Babam da adımı Dilanlar zeki olur diye sormuş. Neyse diğer sorum da şu. Mesela ben bir yerde örnek olarak "çirkin" kelimesini okuduğumda o kelime bana çirkin geliyor. Annem bunun her insanda bıraktığı etkiyi anlattı. Ama neden böyle oluyor?
Sizi sıktığım için özür dilerim...
Cevabınız için şimdiden teşekkürler...

KÜÇÜK PROFESÖR

Recep Hilmi Tufan 27 Haziran 2008 Cuma 16:36  

Sorularına en kısa sürede cevap vereceğim Küçük Profesör... İlgin için teşekkürler...

Karazâde 02 Temmuz 2008 Çarşamba 18:43  

Sevgili Küçük Profesör,

Trakya Üniversitesi,Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün kurucularından Necmettin Hacıeminoğlu, bu sorduğun soruların cevabını bir makalesinde belirtmiş. O makaleyi okumuştum, fakat karışık bir makale olduğundan hatırlayamıyorum. İstanbul'a geldiğim vakit bulup, yazacağım...

İlginiz için teşekkürler.

Yorum Gönder

Eğer blogunuz/siteniz yoksa aşağıdaki listeden Adı/Url kısmını seçerek sadece adınızı yazarak yorum bırakabilirsiniz.

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...

Kelime / Deyim Arama

Yükleniyor...

Abone Olun Yazılanları İlk Siz Okuyun!

E-Posta adresinizi yazınız:

Sağlayıcı: FeedBurner

Şu anda

abonemiz var.