Elma Kelimesinin Etimolojisi


Eski Türkçe'de "alma" diye bilinen elmanın, rengi olan "al" (kırmızı) dan geldiği düşünülmektedir. Elmanın ilk olarak Kuzey Anadolu'da, Güney Kafkaslar, Rusya'nın güneybatısında kalan bölgeler ve Orta Asya (Kazakistan'ın doğusu) dolaylarında ortaya çıktığı sanılmaktadır.

Alma, yani elma kelimesinin dilimize nerden geldiği hakkında bir çok görüş vardır. Bu görüşlerin ikisinden bahsetmek istiyorum:

Nişanyan, elmanın muhtemelen Hint-Avrupa kökenli bir kelime olduğunu ve “abel” kelimesinden geldiğini ileri sürmüştür, fakat 11.yy’da Türkçede yaşayan alma ve almıla sözcüklerinin ödünç olması teoriden ileriye gidememiştir. Türklerde yer adı Almatı (Doğu Türkistan’da ve Kazakistan’da) ve Elmalı (Anadolu’da) biçimlerinde yaygındır.

İnternette “elma”kelimesiyle ilgili bir araştırma yaparken Dr .Pervin Ergun’un makalesi gözüme çarptı. İyi hazırlanmış bu makalenin ilginizi çekeceğini düşündüm. Bu makaleden size biraz bahsetmek istiyorum:

Makalenin başında, Dr. Pervin Ergun makalenin özetini kısaca yazmış: “Sahalar, hayat ağacını Aal Luuk Mas şeklinde adlandırırlar. O, bütün dünya kültürlerinde olduğu gibi kâinatın merkezine yerleşen üç alemi birbirine sabitleyen temel direktir. Yaratılışın başında yaratılan kozmik ağaç, bütün Aal Luuk Mas, bütün Türk dünyasında hayat ağacı ile ilgili anlatılanların en güzeli ve en detaylısıdır. Hatta bu fikir bütün Dünya kültürleri için geçerlidir. Bütün canlıları besleyen, koruyan bu ağaç, Tanrı’nın kutlu ağacıdır.”

Makalede, Türklerin kutsal saydığı bu ağacın elma olduğundan ve eskiden Aal Luuk Mas şeklide adlandırıldığından, daha sonra da haploloji yolu ile "alma"ya dönüştüğü söyleniyor.Ayrıca makalede, Aal Luuk Mas sözcüğünün etimolojisine de yer verilmiştir:

Aal kelimesi, geçen yüzyılda kaydedilen folklor metinlerinde ve sözlüklerde tek başına kullanılmamıştır. Tek başına anlam taşımayan bu söz, kutsal, sönmeyen, ev, ocak vb. gibi kelimelerle birlikte tanımlanmıştır. Türk boylarında genel olarak kullanılan al sıfatı bu durumda aal’ın daha genç formatı olarak kabul edilebilir. Gerçek anlamı çözülmeyi bekleyen kelimenin bütün Türk dünyasında bilinen bir anlamı açık kırmızı, turuncu, ateş rengidir. Ayrıca al renk Rusça’da ve eski Türkçe'de iyilik, güzellik, narin anlamlarında da kullanılmıştır. Cesarete sahip olan kutsal kahramanlara ve insanlara iyilik getirmeyen kötü ruhlara verilen bir ad veya sıfat olduğunu belirtir.

Aal
kadar olmasa da, luuk kelimesi de arkaiktir (klasik çağ öncesinden kalan). Luuk kelimesi, Türk dünyasında ulı, ulug, uluğ, ulux, ulığ, ulıx, ulık, ulığ, vb. varyantlarla karşımıza çıkan ulu sıfatının Saha yerinde aldığı formdur.

Terimin üçüncü kelimesi olan "mas"ın etimolojisi ile ilgili değişik düşünceler vardır. Pekarskiy sözlüğünde, kelimenin Türkçe olmadığını, kökeninin Tunguz-Mançur veya Moğolca’da ağaç anlamında kullanılan mo (moo) veya mod olabileceğini belirtir. Köklü ağaç, kesilmiş ağaç, odun, ağaçtan yapılan inşaat malzemeleri vb. anlamlarda kullanıldığını söyler. Everstov, Azeri, Başkurt, Tatar, Türkiye Türkçesinde hem ağaç hem de orman anlamında kullanılan meşe (misâ, mişâ, bisâ, mişe, bişe) kelimesinin sondaki ünlü harfi düşmüş şekillerinin Saha Türkçesinde görüldüğünü belirtir.

Kelime bilimi, semantik, fonetik ayrımlarını ve kıyaslı tarih analizi yöntemlerini kullanarak Aal Luuk Mas teriminin prototipinin alma, elma olabileceğini savunur. Eski Türkçe’de alımla, almıla, almula şekillerinde geçen ve bütün Türk dünyasında en yaygın kullanılan adlardan olan elma alma, ulma (Çuvaş), olma (Özbek), eskiden aal mas şeklinde ağacın adı iken bugün sadece meyvesini ifade etmeye başladığını belirtir.

Everstov’u
böyle bir sonuca götüren delillerden biri de diğer boylarda kullanılan kem elması-cennet elması (Azeri, Anadolu), urman alması (Tatar), ağaş alması (Nogay) söyleyişlerinin zamanla tek kelime gibi söylenmeye başlanmış olabileceğidir: aal mas>aal-mas>aalmas>aalma>alma. Bu durumda elma kelimesinin eski şekli olan Aal Luuk Mas’ın güzel ulu ağaç şeklinde tanımlanabileceğini belirtir.










21 yorum:

Recep Hilmi Tufan 17 Haziran 2008 Salı 06:40  

Oldukça detaylı bir araştırma yapmışsın Tutku. Çok teşekkürler bilgilendirme için. "Aal Luuk Mas" kelimesinden türeme ihtimâli daha yüksek bence....

karazade 17 Haziran 2008 Salı 14:25  

Merhaba Recep,
Asıl ben sana teşekkür ederim güzel yorumun için. Ben elmanın "Al" dan geldiği kanısındayım, fakat bahsettiğim makalede "Al" kelimesinin de "Aal"dan geldiği ileri sürülmüş. "Aal"ın da Saha-Yakut Türkçesine ait bir kelime olduğu söyleniyor makalede. Biliyorsun ki, Türkçede başta ve ortada iki ünlü yan yana gelmez. O zaman "Aal" ve "Luuk" kelimelerinin Türkçe olması imkansız. Bu makaledeki sürülen fikri kabul edersen, bana göre "Al"ın da yabancı kökenli bir kelime olduğunu kabul etmen gerekir. Ya da şöyle bir durum ortaya çıkmış olabilir; kelime alışverişi yapmış da olabiliriz, yani "Al" olarak verip "Aal" olarak almış olma ihtimalimiz de var. Nişanyan'ın görüşüne katılmıyorum, çünkü "abel"in elma olmasını morfolojik ve fonetik bakımından açıklamak gerekir. Açıklanmadığı için de bu fikir teori olmaktan ileri gidememiştir. Ayrıca makalede bir de "mas" kelimesi var. Yabancı kökenli bir kelime olduğu söyleniyor, bana göre bu kelimeyi dışarıdan alarak, öz türkçe bir kelime olan "Al"ı birleştirmişiz, zamanla "S" sesi düşmüş ve almas>alma(Kırmızı ağaç) olmuştur.

Recep Hilmi Tufan 17 Haziran 2008 Salı 14:47  

Şimdi daha da kafama yattı bak. Haklı olabilirsin evet...

Ahmet 17 Haziran 2008 Salı 17:21  

Rusça'da kırmızı ve güzellik kelimeleri birbirine çok benzer evet.

Kırmızı: krasnıy
Güzel: krasivıy

Yazı için teşekkürler.

karazade 17 Haziran 2008 Salı 19:14  

Önemli değil,biraz ayrıntılı bir yazı oldu.Umarım anlıyorsunuzdur...

ayci 18 Haziran 2008 Çarşamba 01:10  

elma - iste budur yani - ben günde 5-6 elma yerim herhalde, kücüklügümde elma yerken, dislerim yoktu daha, boguluyordum az kalsin, ona ragmen degismemisim tadini baska birseye :)

kabakmeltemi 18 Haziran 2008 Çarşamba 02:26  

Ohaa... bu ne lan!

Recep, silecektim silemedim bunu... Sen silersin herhalde. Spamin de bir adabı vardır. Bu ne be!

Yok oldum son zamanlarda bu arada aramıza yeni bir arkadaş daha katılmış.

Ya karazade, hoş geldin deyip elma hakkında bir şeyler diyecektim ama şu üstteki münasebetsiz bütün konsantrasyonumu bozdu.
Bu arada "elma"yı yazmayı düşünmüştüm ben de. Zamanlama iyi olmuş. :)

Neyse, hazır kafam dağılmışken ben gideyim. Sonra uğrarım. Elma derseniz çıkarım, armut derseniz de çıkarım. :)

Recep Hilmi Tufan 18 Haziran 2008 Çarşamba 08:46  

Tamamdır Kabak Meltemi sildim. Adama bak ya yazıdan uzun spam mesaj yazmış. Başka bloglarda da görmüştüm...

çilek 18 Haziran 2008 Çarşamba 09:26  

Türkülerde geçer mesela:
Alma attım yuvarlandı gitti beşiğe dayandı

veya al alma gızıl alma... gibi.

Recep Hilmi Tufan 18 Haziran 2008 Çarşamba 09:27  

Hatta bir Nasreddin Hoca fıkrası da vardı. Tam hatırlamıyorum ama Hoca Nasreddin "alma, alma!" diye bağırıyordu. Meğer çürükmüş de ondan "alma!" diyormuş. :)

Karazâde 18 Haziran 2008 Çarşamba 12:46  

Merhaba Aycı, senin de benden farkın yok. Biz elmacıyız, anladım bunu. Ben de çok seviyorum,yedidiğim tek meyve diyebilirim. Hatta o kadar çok yiyorum ki, annemin şu sözleriyle muhatap olmak zorunda kalıyorum:
"Oğlum bu eve bir elma ağcı dikmek şart oldu":)))Elmanın dişlere yararı olduğunu duymuştum, doğru mudur acaba?Pek doğruluğuna inanmıyorum,çünkü dişlerimin sağlıklı olduğu söylenemez.O kadar da fırçalıyorum.Bunu da bana annem söylüyordu,çürük elmaları yutturmak için olsa gerek:))

Merhaba Kabakmeltemi, ilk olarak hoş bulduk diyeyim. Madem elmayı yazmayı düşündün, o zaman elma hakkında bilgin var demektir, yoksa da fikir yürütebilirsin. Sence, bu yazıya göre hangisi elmanın etimolojisi ile daha çok örtüşüyor?

Merhaba Çilek, gızıl elma demişsin, hikayesini hiç okudun mu?

Recep Hilmi,belki de bizim Türkler bu "alma"yı, yanlış anlaşıldığından dolayı elma yapmışlardır ha?

Recep Hilmi Tufan 18 Haziran 2008 Çarşamba 14:43  

Vallahi etimoloji bu. Olur mu olur :)

çilek 19 Haziran 2008 Perşembe 12:37  

@karazade: maalesef bilmiyorum hikayesini. Öğrenmeyi çok isterim ama :)

Karazâde 19 Haziran 2008 Perşembe 15:34  

O zaman senin için "Kızıl elma" nın anlamını yazacağım.

Hevâkîn 25 Mayıs 2009 Pazartesi 17:07  

"Türk dünyasında ulı, ulug, uluğ, ulux, ulığ, ulıx, ulık, ulığ, vb. varyantlarla karşımıza çıkan ulu sıfatının Saha yerinde aldığı formdur."

biz ulu kelimesinin *ul+lug > ulu (ul: isim kök)ten geldiğini görüyoruz.

Karazâde 04 Haziran 2009 Perşembe 15:05  

Hatta ulu kelimesini u'ya kadar indirmemiz mümkün. Eski Türkçede u:yükselmek anlamına gelen fiildir.

Hatice Yatsıgüney 05 Haziran 2009 Cuma 13:41  

'u'nun yükselmek anlamına geldiğini bilmiyordum, ilginçmiş.Teşekkürler Karazâde...

karazade 22 Haziran 2009 Pazartesi 22:13  

Hatice hoca'm siz de eski Türkçe görmüşsünüzdür. Eski Türkçede çoğu kelime tek sesli köklere indirgenebilir. Mesela uçmak fiilinin kökü de u'dur aslında:) 'ç' bildiğin gibi fiilden fiil yapan bir yapım ekidir. Ben grameri çok seviyorum, hatta biliyor musun Orhun Abidelerini o kadar çok seviyorum ki, tek tek bütün kelimelerini inceledim::)

Hatice Yatsıgüney 22 Haziran 2009 Pazartesi 22:24  

:) Maşaallah Karazâde. Ben senin kadar çalışkan değilim. Orhun Abideleri'ndeki kelimelerle ilgili olan incelemeni burada yayınlarsan bize de faydası olurdu aslında:) Eminin ilginç şeyler çıkmıştır:)

karazade 24 Haziran 2009 Çarşamba 23:07  

Aslında böyle bir şey düşünüyordum. Özellikle Orhun Abidelerinde var olan bütün kelimeleri, günümüzde kullanılan şekilleriyle ve anlamlarıyla karşılaştıracağım. Ama şu anda kitap yanımda değil. İstanbul'a gittiğimde ilk işim bu olsun o zaman. Bence çok güzel bir yazı çıkacaktır ortaya.

Hatice Yatsıgüney 24 Haziran 2009 Çarşamba 23:54  

Bence de güzel bir şeyler çıkacak ortaya. Karşılaştırma işi güzel bir fikir.

Yorum Gönder

Eğer blogunuz/siteniz yoksa aşağıdaki listeden Adı/Url kısmını seçerek sadece adınızı yazarak yorum bırakabilirsiniz.

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...

Kelime / Deyim Arama

Yükleniyor...

Abone Olun Yazılanları İlk Siz Okuyun!

E-Posta adresinizi yazınız:

Sağlayıcı: FeedBurner

Şu anda

abonemiz var.