Osmanlı hükümdarları, sefer esnasında hareketlerinden ve hizmetlerinden hoşnut olmadıkları vezirlerini azletmek için kaldıkları çadırın direklerini söktürüp başlarına yıktırırlardı. Bu hareket, iktidardan düşme manasına eski Türk geleneklerinde mevcut olup Orta Asya'dan itibaren uygulanmıştır. Fâtih'in Karaman seferi sırasında Mahmut Paşa'nın; Yavuz' un da Çaldıran dönüşünde Hersekzade Ahmet Paşa ile Dukaginoğlu Ahmet Paşa'nın çadırlarını başlarına yıktırdıkları meşhurdur.
Tarihte hiçbir vezirin, bi-gayr-i hakkın (haksız yere) çadırı başına yıkılmamıştır. Ancak bugün...
Şimdi, bu deyimi damını başına yıkmak şeklinde kullanıyoruz.
İskender Pala / İki Dirhem Bir Çekirdek
4 yorum:
Ah atalarimiz...
bir nevi deşifre etme. halkın gözü önünde yapılıyor. benim hemen aklıma "papucu dama atılmak" deyimi geldi... evet söz sizde hocam :)
Tam birbirini karşılamıyor aslında ama yakın anlamlı evet...
ilginç... atalarımızın ruhu nurla dolsun duacılarıyız inşallah
Yorum Gönder
Eğer blogunuz/siteniz yoksa aşağıdaki listeden Adı/Url kısmını seçerek sadece adınızı yazarak yorum bırakabilirsiniz.
Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...