"Yoğun" aslında güzel bir kelime. Üstelik Türkçe bir kelime. "Yoğun" daha çok fizik ilmiyle ilgili bir sıfat! Hacmine oranla, ağırlığı fazla olan veya kesif, koyu anlamında bir kelime.
Meselâ civa, yoğunluğu çok yüksek olan bir maden! Zeytinyağı, suya nazaran yoğunluğu hafif olan bir sıvı yağ. Su ile karıştırıldığı zaman, civanın dibe vurması gibi, bugünkü Türkçe'de de "yoğun", artık çok dikkat çeken bir kelime. Onun için ikide bir ortaya çıkarılması, olur olmaz yerde kullanılması, Türkçemiz açısından bir kısırlık, bir zevksizlik örneği.
Basınımızdan, radyolarımızdan ve televizyonlarımızdan aldığım "yoğun" kelimeli cümlelerden bâzıları şöyle:
1. "TBMM, yoğun bir gündemle açılacak." deniliyor. Eskiden meclislerimiz yüklü bir gündemle açılırdı. Yoğun bir gündemle değil.
2. "Başbakan konuşmasını yoğun alkışlarla sürdürdü." deniliyor. Eskiden başbakanlarımız sürekli alkışlar arasında konuşurlardı. Yoğun alkışlar arasında değil.
3. "İnsanların yoğun olarak bulundukları yerlerde önlemler alınacak." deniliyor. Eskiden insanların kalabalıklar hâlinde bulunduğu yerlerde tedbirler alınırdı.
4. "Çok yoğun olarak yağan yağmurlar sele neden oldu." deniliyor. Eskiden "Şiddetli yağmurlar sele sebep oldu." denilirdi.
5. "Sinema sanatçılarımı yoğun duygular içinde olduklarını söylüyorlar." deniliyor. Eskiden sinema sanatçılarımız güçlü duygular içinde çalışırdı.
6. "Öğrenciler derslerinin yoğunluğundan şikayetçi." deniliyor. Eskiden derslerin çokluğundan veya ağırlığından şikâyet edilirdi.
7. "Film yoğun bir aşkı anlatıyor." deniliyor. Eskiden büyük aşklar yazılır, anlatılırdı.
8. "Bu koalisyon Türkiye'nin yoğun sorunlarını çözebilecek mi?" deniliyor. Eskiden Türkiye'nin devâsa meselelerini omuzlayan iktidarlar olurdu.
9. "Trafik yoğunluğu nedeniyle yollar kilitlendi." deniliyor. Eskiden trafik sıkışıklığından veya kilitlenmesinden bahsedilirdi.
10. "Yoğun sis nedeniyle vapur seferleri iptal edildi." deniliyor. Eskiden kesif sis yüzünden vapur seferleri iptal edilirdi.
11. "Güzel konuşabilmek için önce yoğun bir nefes almalı." deniliyor. Eskiden güzel konuşabilmek için derin bir nefes alınırdı.
Yoğun! Yoğun! Yoğun! Çaya, çorbaya yoğun! Yoğun renkler, yoğun güzeller, yoğun sular, yoğun lezzetler, yoğun haberler...
Çaya Corbaya Yoğun
Yazan
Recep Hilmi Tufan
13 Mayıs 2008 Salı
Yavuz Bülent Bâkiler / Sözün Doğrusu 1
Kategoriler turkce yanlislari
8 yorum:
valla Recep, yazarken de aklıma gelmedi değil. Bu acep Recepi çok kullanırım ben. Yıllar önce 7 Numara adlı bir dizi vardı. Onun kahramanlarından biriydi. Arkadaşı Recepe sürekli sorardı Acep Recep ne yapalım diye. Ta ordan dilime takıldı. sevgi bırakma işini kaldırdım:((
Darılmak gücenmek yok. Bana "yoğun" sevgi bırakma ya. Yukarıda o kadar yazdım yanlış olduğunu. :) Normal sevgi bırak yeter. :)
Peki bu yoğun kelimesini nerede kullanacağız?
Yoğunbakımda kullanabiliriz belki.
:-)
İlk paragraftaki anlamına uyan her yerde kullanabiliriz. Bu yüzden bence yoğun bakım da yanlış...
Şu sıralar çok yoğunum, sonra teferruatlı yazarım:)
Neyi yazıyorsun Avare? Bu arada blogu da güncellemiyorsun epeydir...
10. cümlede üstadın söylediği anlama uygun kullanılmamış mı? "Kesif" anlamına geldiğini söylüyor yukarıda.
@recephilmi;
Blogu artık güncellemiyeceğim. RSS okuyucudan çıkarabilirsin.
Sanırım burada demek istediği her yerde "yoğun" kelimesini kullanmamak. Attığı başlık da bunu açıklıyor zaten.
Hayırdır niye güncellemiyorsun? Boşsan bize gel :)
Yorum Gönder
Eğer blogunuz/siteniz yoksa aşağıdaki listeden Adı/Url kısmını seçerek sadece adınızı yazarak yorum bırakabilirsiniz.
Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...