Deyen - Diyen, Yeyip - Yiyen

Blogunu yeni takip etmeye başladığım Beyn.org' un sahibi sevgili Barış geçenlerde bana mail yoluyla zor bir soru sormuştu. Sorusunu aynen aşağıya geçirip cevaplamaya çalışayım.

Barış' ın sorusu:

"Şimdi "yemek" eylemini şöyle bir cümlede kullanayım: "Akşam yemeğini yiyip hemen dışarı çıktım." burada eylemi doğru mu çektim şimdi ben? Mantığıma göre "Akşam yemeğini yeyip dışarı çıktım." diye yazmam gerekiyor ama bu tür bir kullanımı ne bir yerde gördüm, ne de günlük hayatta "yeyip" diyorum/diyoruz. Bu işin aslı astarı, çözümü nedir?"

Benim cevabım:

"Demek" ve "yemek" fiillerinin sonuna "-en" ve "-ip" eklerini getirdiğimizde "yeyen", "deyen" ve "yeyip", "deyip" şeklinde çekmemiz lâzım. Bu kelimelerdeki "y" harfleri kaynaştırma harfidir. İstanbul ağzında "y" kaynaştırma harfinden önce gelen ünlü harfler darlaşarak fiilin sonundaki "e" harfini "i" harfine dönüştürür. İşte bu yüzden biz de "diyen" "yiyip" diye telaffuz ediyoruz. Artık o kadar çok yaygınlaşmış ki yazım diline bile geçmiş. Tıpkı "affedersiniz" kelimesi gibi.

Sevgili Barış, bu işin aslı astarını yukarıda anlattığım gibi "i" şeklindeki kullanımı konuşma dilinde ama o kadar çok yaygınlaşmış ki yazım diline bile geçmiş. Yani artık bir kural hâline gelmiş. Örneğin; "deye" demiyoruz da "diye" diyoruz. Umarım anlatabilmişimdir.

28 yorum:

Baris Unver 15 Nisan 2008 Salı 23:47  

Çok teşekkürler :). "Demek" eyleminde de benzer bir durum olduğunu sayende fark ettim. Şimdi Beyn'deki bütün yazılarda geçen "diyen"leri, "yiyen"leri kontrol etmem gerekecek :).

recephilmi 15 Nisan 2008 Salı 23:53  

"Diyen"lere "yiyen"lere yanlış diyemeyiz. (Bak "deyemeyiz" demedim.) Yukarıda da bahsettim ya bunlar da artık kabûl görmüştür. Dil canlı bir varlıktır, o yüzden böyle değişmeler olacaktır...

ayci 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:27  

allahtan ben cok yemek yemiyorum :)

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 06:37  

Rejimdesin galiba Ayci...

Cevval Portakal: 16 Nisan 2008 Çarşamba 09:02  

Bu tip kelimeleri yazarken insan hep düşünüyor, "yanlış mı yazdım acaba" şeklinde. Bu kelimeler eğreti duruyor biraz.
Daha sonra araştırıyor, doğru yazdığına kanaat getiriyor, ama eğreti durmaya devam ettiğinden dolayı bu tip kelimeleri kullanmaktan sakınmaya başlıyor. İnsan yapıyor yani, gizli özne. Bende öyle yapıyorum gerçi. :)

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 09:08  

En iyisi İstanbul ağzındaki gibi Cevval, "i" li kullanmak yani. Haklısın dil bilinci olanlarda her zaman bir "acaba?" var zaten...

Arzu-hâl 16 Nisan 2008 Çarşamba 11:25  

Ben birşeyler "demek" istiyorum bu yazıya ama, ne "diyeceğimi" bilemiyorum.

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 11:41  

"Birşeyler demeyin" sevgili Arzu-hâl, "bir şeyler deyin."

Deli Profesör 16 Nisan 2008 Çarşamba 12:17  

İkisi de bi nevi doğru.Kültürler zaman geçtikçe kelimeleri ihtiyaçlara göre hafiften değiştiriyorlar,sonra gerçek anlamı "diyip" oluveriyor.

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 12:21  

"Diyip" pek hoş olmuyor ya. "Deyip" daha iyi sanki...

Nurum 16 Nisan 2008 Çarşamba 13:40  

ne güzel ne güzel,ne çok şey öğreniyorum ben senden ya... :) iyiki varsın Receeeeep... :)

Geyik Mühendisi 16 Nisan 2008 Çarşamba 15:24  

karnım acıktı ha şimdi :)

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 15:29  

Nurum öyle kuru kuru olmuyor. Blog Ödülleri' nde Edebiyat kategorisinde oyunu bekliyorum :)

Yazarken benim de fena acıkmıştı Mühendis Bey :)

уαѕємiη... 16 Nisan 2008 Çarşamba 15:42  

kelimelerde bizler gibi değişiyor zamanla

bu ara araştırmaların yoğun ama bende kulağıma çok hoş gelen ayın sudaki yansıması olarak bildiğimiz ''yakomoz'' kelimesinin nerden geldiğini öğrenmek istiyorumm

sevgilerr

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 16:00  

En kısa sürede araştırıp yazarım sevgili Yasemin. Saygılar...

ayci 16 Nisan 2008 Çarşamba 16:39  

rejimmmm kimmm benn miii :) :) :)


ben saglima dikkat ediyorum, yoga yapiyorum, pilates yapiyorum, daha sonracigima soya sütü iciyorum...

ama soya sütünü gercekten iciyorum! :)

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 17:50  

Ben de ne zamandır sabah koşularına çıksam diyorum ama :)

kaldirimcocuklari 16 Nisan 2008 Çarşamba 22:52  

Deyen - Diyen, Yeyip - Yiyen hepsini kullanabiliriz yani :)

aleysan 16 Nisan 2008 Çarşamba 22:59  

yimek kelimesini kullandığımda konsunda arkdaşlarım bana hep gülerler "bende yiyin gari derim" :D

GİZEM ŞIVKA PİDECİ 16 Nisan 2008 Çarşamba 23:05  

Ozdemir Asaf siirlerinde eski halini yani 'deyip' halini kullanir.

recephilmi 16 Nisan 2008 Çarşamba 23:08  

Evet Kaldırım Çocukları, hangisini beğendiysen al kullan :)

Sevgili Aleysan, fiil gene "yemek" ama yukarıda da anlattığım üzere kaynaştırma harfinden önceki ünlü daralıyor. "Yiyin gari" olabilir...

Ek bilgi için teşekkürler sevgili Gizem...

kaldirimcocuklari 17 Nisan 2008 Perşembe 02:53  

Yere ve zamana veya ruh halime göre kullanırım o zaman =)

recephilmi 17 Nisan 2008 Perşembe 06:30  

Sen bilirsin :)

ilham perisi 17 Nisan 2008 Perşembe 08:05  

Zaten telaffuz olarak kaba kaçıyor.Deyen,yeyen.Yani boşuna yontulmamış:)

recephilmi 17 Nisan 2008 Perşembe 08:07  

Çok haklısın Sevgili Birgül...

oğuzhan 22 Nisan 2008 Salı 00:17  

Burda şunu göz önünde bulundurmak gerekir: Türkçe sözlü bir dildir, yazılı bir dil değil. Sözlü-yazılı derken şu kastediliyor: Kimi diller yazı üzerinden gelişmiştir; İngilizce gibi, kimi diller ise söz üzerinden gelişmiştir; Türkçe gibi. (Genelde bütün göçebe kültürler zaten doğal olarak sözlü dil geleneğine sahiptir)

Yani demem o ki, Türkçe'de birçok sözcük söylenişine göre evrilir ve zaten öyle yazılması gerekir. Geleyor diyebiliyor musunuz rahat rahat? Hayır, o yüzden geliyor diyoruz ve geliyor diye yazıyoruz. Yine mesela de- kökünden gelen deyü kelimesini, zor olduğu için deyi ordan da "diye" haline getirmişiz.


Yine "peki" kelimesinin kökü "berk-etgü"dür mesela. Bunu söylemek o kadar kolay mı? Berk sağlam, pek; etgü de iyi kelimesinin kökü. Berk etgü zamanla pekiyi ordan da peki olmuş.

Bu bağlamda böyle sözcükleri kanımca konuştuğumuz gibi yazmak lazım. Bakın "yapacağız" gibi kelimeler de zor geldiği için yapıcaz diyoruz, bundan on sene önce yapıcaz yazı dilinde hiç yoktu ama artık giriyor. Böyle de olması gerekir "deyü" düşünüyorum.
Saygılar!

recephilmi 22 Nisan 2008 Salı 06:42  

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz sevgili Oğuzhan. Sanırım bu konu hakkında oldukça bilginiz var. Hatalarımızı düzelttiğiniz için de çok teşekkür ederim...

Köktürk 05 Ekim 2008 Pazar 17:38  

Orta Asyadaki soydaşlarımız bu işi çözmüşler:)De-y-ip/ye-y-ip/De-y-e yerine De-p/Ye-p/De-g-e şeklinde kullanıyorlar.

Yorum Gönder

Eğer blogunuz/siteniz yoksa aşağıdaki listeden Adı/Url kısmını seçerek sadece adınızı yazarak yorum bırakabilirsiniz.

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...

Kelime / Deyim Arama

Yükleniyor...

Abone Olun Yazılanları İlk Siz Okuyun!

E-Posta adresinizi yazınız:

Sağlayıcı: FeedBurner

Şu anda

abonemiz var.