Bir Demet Türkçe Yanlışı

Nüvit Özdoğru, Türkçemiz adlı kitabında gazetelerdeki, dergilerdeki ve kitaplardaki bazı Türkçe yanlışlarının, ifade düşüklüklerinin bir listesini parantezler içinde belirttiği kendi mizâhi yorumlarıyla vermişti. Onlardan bazılarını aşağıya alıyorum:

"Çok düşünceli adam!" (Tasalı mı, nazik mi?)

"Ben de Japonya'ya gitmeden evvel kimono denen nesnenin bir sabahlık olduğunu bilirdim." ("Bilirdim" mi, "sanardım" mı?)

"Bazı öğretmenlere ders verilmemesinin sebebi nedir?" (Bu öğretmenlerin öğretmenlik etmelerine mi izin verilmiyor, yoksa ders almalarına mı?)

"Genç kız düşünüyordu: "Belki de kaybettiği köpek, şimdi son yıllarını yaşamakta olan annesinin yanı başında melûl melûl pinekliyor." (Köpek, kendi annesinin mi, yoksa kızın annesinin mi yanında?)

"O sizinle eğlenir." (Alay mı eder, hoşça vakit mi geçirir?)

"Şimdiki kanunla muhalefet cephesi zor kurulur." (Kurulur da zor mu kurulur, yoksa cümlede kinâye mi var?)

"Her şeye müsaade eder, yalnız sokağa çıkmasına müsaade etmezdi." (Tek başına mı, sâdece mi?)

"Bu nere elması?" (Amasya mı, Kongo mu?)

"Deliler gibi yazı bekliyoruz." (Okumak zihni açar.)

"Gelecek için hazırlık yapın!" (Çok oturmasa bari.)

"O memleketin ne olduğunu katiller tanıttı." (Cinayetler mi, câniler mi?)

"Alt geçidi yıkıyorlar." (Yıkıyorlar mı, suluyorlar mı?)

"Bu temenni, bütün Türk milletinin hislerinin aksidir." (Yankısı mı, karşıtı mı?)

"Pazara gidiyorum." (Pazar günü mü gidiyor, yoksa alış-veriş etmeye mi?)

"Yüzme en iyi denizde öğrenilir." (En iyi denizimiz hangisi?)

32 yorum:

zamansız 27 Mart 2008 Perşembe 07:02  

bunuda beğendim evet bu tarz yanlışlıklar hep oluo normalde anlatılmak istenen şeyden çok uzaklara kayıp gidebiliyor anlam..abicim yarın kimya sınavım var o bitsin yeni yazımı yazıcam okuman dileğiyle...=)

bloggerdal 27 Mart 2008 Perşembe 08:07  

en sevdiğim eleştiri yöntemlerindendir mizah yoluyla eleştiri harika yakalamış bu yanlışlıkları ama keşke bu kadar az olsaydı ve de keşke yanlış yapılsaydı
da böyle yapılsaydı bunlardan daha beterleri de var.Bizlerin yabancı etkisine habire kapılma isteğimiz de bunu kabartacaktacaktır.

ilham perisi 27 Mart 2008 Perşembe 08:15  

Çok güzel örnekler verilmiş.Konuşurken değil de yazdığın zaman maksadın tam anlaşılamayabiliyor.Tıpkı bu örneklerde olduğu gibi.
Çok ince bir mesele bu ya.Düzgün yazmak ve ifade etmek sanat bence.

recephilmi 27 Mart 2008 Perşembe 08:56  

Çok haklısın anlatım bozuklukları bunlar işte zaten. Yeni yazını da dört gözle bekliyorum canım Zamansız...

Bloggerdal dediklerinde haklısın da yabancı etkisini nereden çıkardın şimdi?

İlham Perisi çok haklısın. Ne kadar dikkat edersen et anlatım bozukluğu çıkabiliyor yazdıklarında. Hadi biz neyse. Büyük sanatçılar bunu yapmaması lâzım.

Nurum 27 Mart 2008 Perşembe 10:21  

''Yüzme en iyi denizde öğrenilir." (En iyi denizimiz hangisi?)''

bunlar harika Recep... :)özellikle de bu yukarıda örnek...

teşekkürler...

ilham perisi 27 Mart 2008 Perşembe 10:27  

R.Hilmi yanlışlarımı düzelttim varsa başka birşey bak bakalım..
Valla ben bu işi ciddiye alıyorum .
En sonunda ya düzelecek ,ya düzelecek..Ama vakit ayıramıyorum derslerime o ayrı konu..

ilham perisi 27 Mart 2008 Perşembe 10:39  

Bir de aklıma gelmişken 3k'nın günlük şeysler bloğuna bak bakalım.Senin hakkında ki plan projeler ne imiş.

ugurbocegimleafiyetle 27 Mart 2008 Perşembe 11:04  

Kardeşim yorum yazacağı yeri bulamadığı için oraya yazmış kendince haklısın, selamlar...

[»¤ вєи∂єиiz ¤«] 27 Mart 2008 Perşembe 11:47  

Bunları bulup çıkartmayı o kadar severdim ki,gene aldı bir sırıtma:))
Her gün daha beterlerini de görüyoruz,duyuyoruz ve okuyoruz da..İnternet dili var ya öldürücü:(
Bloglarda da aynı şekilde konuştuğumuz gibi yazmassak çok yapay oluyor yazarsak okurken amaaan diyesim geliyor napıcaz bilmiyorum

уαѕємiη... 27 Mart 2008 Perşembe 12:00  

güzel bi çalışma olmuş,türkçemizde anlatım bozukluğunu çok yaşıyoruz maalesef ( kendimden biliyorum :p)

izninle bende bi tane eklemek istiyorum

- yılın gençleri erdemlerini ortaya koydular (ortaya koyulan ne: erdem mi, hüner mi?)

sevgileerrr

otopsiraporu 27 Mart 2008 Perşembe 14:20  

hehe anlamdan uzaklaşmışlar ama bazılarını anlıyoruz en azından. Ünlem falan olunca hehe :)

recephilmi 27 Mart 2008 Perşembe 15:16  

Nurum asıl ben teşekkür ederim ilgin için.

İlham Perisi acımam yoktur bırakırım sınıfta :) Takip ediyorum zaten ben orayı :)

Bendeniz dediklerinde haklısın ama dikkat etmek lazım. Hâlâ bu konulara ilgin varsa paylaşabilirsin bizimle. Yazar da olabilirsin istersen.

Sevgili Yasemin katkın için çok teşekkürler.

Otopsiraporu biz de çok yapıyoruz aslında. Konuşurken belli olmuyor. Yazınca da çok uğraşırsan buluyorsun böyle yanlışları...

gül 27 Mart 2008 Perşembe 18:07  

bu görünce doyan beyi merak ettim bakim dedim kimmiş bu amma da güldüm hele bu sondan ikisine sağol,bide
helvanın tarifini vasiyetine eklemeyi unutma,iyi günler

Gözde 27 Mart 2008 Perşembe 21:01  

"Gelecek için hazırlık yapın!" (Çok oturmasa bari.)

Yazarımız misafir sevmiyormuş galiba :)

Geyik Mühendisi 27 Mart 2008 Perşembe 21:10  

Vay!
Demek ki gün içinde ne kadar çok anlatım bozukluğu yapıyoruz.
( Kurduğu cümlelerde anlatım bozukluğu mu var, yoksa anlatım bozukluğu mu imal ediyor? )

:))

recephilmi 27 Mart 2008 Perşembe 22:11  

Sevgili Gül, tamam eklerim helvayının tarifini de vasiyetime. Hatta link olarak sizi veririm :)

Yok çok severim ben gelecekleri. Ama pek gelen yok be Gözde.

Haklısın Mühendisim çok fazla hem de...

Açalya 28 Mart 2008 Cuma 08:36  

Ben de çok sevdim burayı.

Gazetelerde editör olmadığını, varsa da kaytardığını düşünürüm hep.

recephilmi 28 Mart 2008 Cuma 08:58  

Beni alsınlar editör olarak :)

Şevval Elif SOLMAZ 28 Mart 2008 Cuma 11:51  

Hakikaten harika bir yazı olmuş,çoğunlukla dikkatimizi çekmeyen bir sürü hata.Bu cümlelerin nasıl algılanacağı okuyan tarafından değişebilir,dolayısıyla açık cümleler :) Sanırım biraz daha dikkatli ve doğru cümle kurmalıyız.

recephilmi 28 Mart 2008 Cuma 15:06  

Çok haklısınız Şevval Elif Solmaz. Devamı gelecek bu yanlışlıkların...

elif 28 Mart 2008 Cuma 18:20  

Merhaba
Ziyaretin için teşekürler...

recephilmi 28 Mart 2008 Cuma 22:47  

Ben teşekkür ederim asıl...

Burraakk 01 Nisan 2008 Salı 10:21  

hoş yanlışlıklar ,değil mi ?
bu arada ,
karantinanın kökeninin kırk tan geldiğini de öğrenmiş oldum:))
blogunu yeni keşfettim....blogundan öğreneceğimiz şeyler de pek az değil gibi görünüyor...Ne demişler, öğrenmenin yaşı ...!
güzel ,eğlendirici ve bi şeyler kazandırıcı çalışmalarında sana kolay gelsin..

recephilmi 01 Nisan 2008 Salı 16:52  

Çok teşekkürler ilginiz ve temenniniz için sayın Burraakk...

ayçobanı 02 Nisan 2008 Çarşamba 18:10  

Yikmak ve yikamak ile ilgili benim bir anim vardir. Bir yaz günü kardesimle evdeyiz, balkon pencere biraz esinti girmesi umulan her tür unsur acik evde. Birden bir bir patirti gürültü kardesim balkondan disari bakiyor o esnada. Soruyorum bu gürültü nedir diye, karsidaki blogu yikiyorlar dedi. Ben oldukca sasirarak nedeeeen? diye soruyorum, o bana gayet sakin, nerdeyse her hafta yikiyorlar diyor ben hala anlamaz vaziyette ayaga kalkip yikim islemini görmek istiyorum ancak blogun yikandigini görüyorum!!!

recephilmi 02 Nisan 2008 Çarşamba 21:24  

Şimdi bir başka bir hatıranız daha olacak galiba. "Blog" değil "blok". :) Teşekkürler yorumunuz için...

Baris Unver 03 Nisan 2008 Perşembe 00:19  

Sanırım ikinci cümlenin düzeltmesinde de bir yanlışlık var :). "Yapmak" ve "sanmak" fiillerini karşılaştırırsak; nasıl ki "yapıyor" ve "yapardım" diyorsak benzer şekilde "sanıyor" ve "sanardım" dememiz lazım, "sanırdım" değil.

recephilmi 03 Nisan 2008 Perşembe 00:23  

Çok haklısınız. Benim dalgınlığımdan kaynaklanan bir hata sanırım. Belki de alıntı yaptığım kaynakta öyle yazıyordu. Her neyse uyarınız için teşekkürler. Düzeltiyorum hemen...

ayçobanı 03 Nisan 2008 Perşembe 12:12  

Askolsun !!! Klavyenin yumusak g'si, yok!! Onlarin hepsi en yumusagindan G :))

recephilmi 03 Nisan 2008 Perşembe 17:20  

Aslında çok karışık bir durum. "Blog" u mu "blok"u mu kastettiniz anlaşılmıyor. Acaba "k" ile olan "ğ" ye dönüşmüyor mu ki?

ayçobanı 03 Nisan 2008 Perşembe 20:07  

Saniyorum yazdigimkücük ani anlasilamadi. Klavyemin türkce karakterlerinin olmayisinin anlasilmamasinda payi var. BLOK, ya da Apartman bahsi gecen. BLOG ile hic bir alakasi yok, kaldi ki bloglarin(yumusak olmayan g) yikandigini sanmiyorum ;)) BLOK kelimesine ek getirdigimde de K harfi yumusadigi icin yumusak g oluyor, kalvyede yok!! Olay benim kelimeyi ya da takiya göre yumusadigini bilmememle alakali olmayip, yumusak g'yi basamayan klavyenin azizliginden ibarettir :))) Kullandigim klavye Almanca bir klavye olup türkcede kullandigimiz ve yabanci dillerde olmayan harflerden sadece Ö ve Ü mevcuttur. Yanlis anlasilmasini istemem. Saygilar :))

recephilmi 03 Nisan 2008 Perşembe 23:18  

Yok hayır ben sizi anlamıştım. Anlamadığım şey ise genel bir şey yani sizinle alakası yok. Blok ve blog kelimelerinin her birisine yönelme eki getirdiğimizde ikisi de "ğ" mi olacak? İşte bu karışık bir durum demek istedim. Neyse ben de yanlış anlaşılmak istemem :)

Yorum Gönder

Eğer blogunuz/siteniz yoksa aşağıdaki listeden Adı/Url kısmını seçerek sadece adınızı yazarak yorum bırakabilirsiniz.

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...

Kelime / Deyim Arama

Yükleniyor...

Abone Olun Yazılanları İlk Siz Okuyun!

E-Posta adresinizi yazınız:

Sağlayıcı: FeedBurner

Şu anda

abonemiz var.